Çarşamba, Mayıs 02, 2012


Uyansam bir sabah, daha önce uyanmadığım, sıradan olmayan bir sabaha. Uykuda olsa hala tüm şehir…  Kimselere görünmeden, yanıma beni bir başkasının bulabileceği tek bir eşya bile almadan düşsem yollara. Öyle arabayla falan değil, öyle bildiğin yürüyerek kaybolsam şehrin henüz aydınlanmış şafağında. Güneşe doğru yürüsem durmadan, bıkıp usanmadan… Ulu dağlardan geçsem, coşkun ırmaklardan… Gün her akşama vardığında yıldızlara bakıp düşünsem geceler boyunca ateşin yanı başında.
Çarşamba, Mayıs 02, 2012 Posted by sefa No comments Posted in , , ,
Orhan Kemal - Baba Evi - Kitap Özeti
Orhan Kemal - Baba Evi - Kitap Özeti
"KÜÇÜK ADAM"ı Adana kahvelerinden birinde tanıdım, tesadüfen.Sakallı yüzünü avuçları içine almış, düşünüyordu. Açık mavi gözleri, kıvırcık sarı saçları vardı. Birbirimizi uzun uzun gözden geçirdikten sonra, yanıma geldi. Beni birisine benzettiğini söyledi. Maksadının konuşma kapısını açmak olduğunu anlıyordum.
Derhal ahbap olduk.
Bana hayat macerasını çok sonra, ısrarlarım üzerine, uzun uzun anlattı. Bunları yazmasını söyledim, güldü. " Sen yaz istersen dedi". Çoşarak anlattığı şeylerden tuttuğum notlar bir haylidir. Bir ciltten sonra ihtimal ikinci, üçüncü, dördüncü ciltler meydana gelecek...
O şimdi nerede mi?
Kim bilir ? "KÜÇÜK  ADAM"lara mahsus çileli bir hayatı sürerek, belki İzmir'de belki İstanbul'da, belki de Van'da ?
Çarşamba, Mayıs 02, 2012 Posted by kırmızı kirmizi 1 comment Posted in , ,

Sende küçükken aşkın ne olduğunu merak ederdin, bilirim. 
Meselâ ben, hep kime deli gibi âşık olacağımı hep merak ederdim.
Güzel olacağını düşünürdüm; mutlu olacağımı, yüzümün hep güleceğini, seviliyor olmanın verdiği huzurla uyanacağımı hayal ederdim, diğer insanlar gibi..

Fakat bunu yaparken, diğerlerinden farkım olsun da isterdim. Basit bir aşk değil de, herkesin imreneceği türden bir aşk hayal ederdim. Ama hiç bitmeyecekti hayalimdeki aşk…

Ayrılığı hiç düşlemezdim. O güne kadar ayrılığı bir tek okula giderken yaşardım. Yalnızca bir kaç saat sürdüğünü zannederdim ayrılığın. Özlemi de öyle zannederdim. Akşam eve gelip, anne babama sarılınca biteceğini düşünürdüm. Gitmeyi hayallerime almadım hiç.

İhaneti de…