Pazar, Kasım 20, 2016

Pazar, Kasım 20, 2016 Posted by kırmızı kirmizi No comments Posted in , , , , , ,
Facebook'ta anasayfa yoklaması yaparken oyuncu Tayfun Sav'ın paylaşımıyla haberdar olduğum aşağıda tanıtım broşürünü görünce kaygısız kalamadım. Buna benzer bir hizmet ile daha önce Balıkesir'in Edremit ilçesinin Akçay beldesiyde karşılaşmıştım. İhtiyacı olmayan insanların her türlü bağışlarının olduğu ve isteyenin gezip ihtiyacını ücretsiz alabildiği bir dükkan vardı. Sadece evsizlere yönelik değildi tabi ki bu hizmet. İsteyen herkes alabiliyordu. Bence bu tarz yerlerin olması çok güzel. Dilerim ki çoğalır ve her bölgede bu tarz hizmetler oluşturulur.

Pazartesi, Kasım 14, 2016



Sürekli suçu bize atıyorsunuz, beklentilerimizin çok yüksek olduğunu iddia ediyorsunuz. Size göre biz çok komplike yaratıklarız. “Kadınları anlamak zor” diyorsunuz. Gelin abartmayın! Zannettiğiniz kadar karmaşık varlıklar değiliz. En kendini beğenmişliğimizin bile bir erkekten temel beklentileri aynı. 
Her şeyin başında saygı istiyoruz arkadaşlar! Saygı duyulduğumuzu, sevildiğimizi ve değer verildiğimizi hissetmek istiyoruz. Bu kavramlar bazılarınıza uzak gelebilir ama birkaç ufak manevrayla kıvama gelebilirsiniz. İşte bunu becerebilmeniz için size tam 10 adet ipucu....

1-    Sözünüzü tutun


Arayacağım dediyseniz arayın! Bizimle bir plan yaptıysanız o plana sadık kalın! “Bir daha yapmayacağım” diyerek söz verdiyseniz o sözünüzü tutun. Size güvenmek istiyoruz. Hatta bunun için yanıp tutuşuyoruz. O nedenle de yaptığınız hataları, söylediğiniz yalanları ilk başta görmezden geliyoruz. Ama bu görmüyoruz veya unutuyoruz anlamına gelmez! Sadece siz kıvama gelene kadar çenemizi tutuyoruz. Sabrımızı taşırmayın, güvenimizi sarsmayın!



2-    Centilmenlik ölmedi


Arkadaş azıcık medeni olun. Bir yerden içeri girerken önce bize yol verin, bizimle konuşurken gözümüzün içine bakın, arada bir de olsa kapımızı açın. Centilmenlik ölmedi! Üstelik şimdilerde eskisinden bile değerli. Eğer bizi eve bırakıyorsanız iki saniye bekleyin de apartmanın içine girelim ondan sonra isterseniz saatte 200 km ile uzaklaşın. Ama bir bakın arkamızdan önce. Kendimizi güvende hissetmemizi sağlayın! Her masadan kalktığımızda siz de kalkın, her fırsatta ceketimizi tutun demiyorum ama ufak centilmenliklerle kalbimizi kazanabilirsiniz!


3-    İlginizi belli edin ama bizi boğmayın
Bir kadını narin bir çiçeği sever gibi seveceksin arkadaş. Öyle haşin davranırsan yaprakları dökülür. Susuz bırakırsan solar. Suyu fazla verirsen de çürür. Her şeyi kıvamında ve narince yapacaksın. Öyle her saniye iltifat manyağı edersen kadını bir süre sonra hiçbir anlamı kalmaz söylediklerinin. O yüzden ilgini göster ama bırak kadın da azıcık nefes alsın!


4-    Bahaneleri akıllıca kullanın


Düşünceli ol! Eğer karşındaki kadını beğenmediysen veya onunla görüşmek istemiyorsan öküz gibi davranma veya klişe bahaneleri kullanma. Dürüst ol ama kaba olma. Eğer bir işin çıktıysa veya o anda daha çekici bir plan yaptıysan mesela, “Bu akşamı sabırsızlıkla bekliyordum ama kırmayacağım bir arkadaşıma da söz vermişim, beni affet” gibi cümleleri “Hastayım” gibi yalanlara tercih et. Çünkü onu satıp da gittiğin mekanda çekilmiş fotoğrafların eninde sonunda sosyal medyaya düşecek! Kimse aptal değil, kimseyi aptal yerine koyma!


5-    Hesabı ödemeyecekseniz bizi pahalı yerlere götürmeyin

Ben hiçbir zaman “Hesabı erkek öder” mantığının savunucularından olmadım. Hesabı paylaşmak ya da sırayla ödemek kadar normal bir şey yok. Ancak hesabı ödemeye niyetiniz yoksa gideceğiniz yere karşınızdaki kişinin karar vermesini isteyin. Çünkü o da maddi olarak hazırlıklı olmayabilir. Eğer hesabı kadın ödeyecekse abartılı şeyler sipariş vermeyin. Kullanıldığını hissettirmeyin. Ve eğer ilk buluşmanız ise mümkünse ne kadar ısrar ederse etsin hesabı siz ödeyin!



6-    Plan yapın


Bir kıza çıkma teklif ediyorsanız onu nereye götüreceğinizi önceden düşünün. Kızı aldıktan sonra “Eee nereye gidelim” sorusuyla yarım saat kararsız kalmayın. Çünkü kız muhtemelen “Sen bilirsin” diyecek, siz de “E söyle bir yer işte” modunda olursanız yanarsınız. Kadınlar üzerine düşünülmüş emek sarf edilmiş planlara bayılırlar. Azıcık değer verdiğinizi hissederler. Bunu esirgemeyin bizden!



7-    İnsiyatifi ele alın


Ne olur ve ne olur sümsük gibi davranmayın. Her şeyi bizden beklemeyin. İlk hareketi yapmak için, ilk iltifatı etmek için bizim size açılmamızı ummayın. İnisiyatifi elinize alın. Gideceğimiz yere, ilişkinin hızına, bize söylemek istediklerinize kendiniz karar verin. Ağzınızdan cımbızla laf almamıza neden olmayın!



8-    Uyudun mu mesajlarını unutun


Gecenin bir saatinde aradığınızda veya mesaj attığınızda bizi özleyenin kalbiniz olmadığını biliyoruz. Cem Yılmaz’ın da dediği gibi size o mesajı attıran uzvunuza fazla kan gittiği için beyniniz yeterince çalışmıyor olabilir. Ama bu bize kendimizi değersiz hissettirme hakkını size vermiyor. Canınız sevişmek istediğinde hatırladığınız kızlardan olamayız, öyle olsak bile olduğumuzu bize hissettirmemelisiniz! Bu nedenle gecenin bir yarısı mesaj atmayı veya aramayı bırakın.



9-    Kendinize özen gösterin


Kendinize gösterdiğiniz özeni bize gösterdiğiniz saygı olarak algılarız. Halı saha maçından çıkıp eşofmanlarınızla yanımıza gelmenizin şirin hiçbir yanı yok! Bizim için parfüm sıkmanız, gömleğinizi ütülemeniz, arabanızı yıkatmanız gibi ufak şeyler çok değerlidir. Aksiyse çok itici. Eve geleceğimizi bildiğiniz halde bulaşıkları dizmeniz ve nasılsa biz geldiğimizde yıkarız diye düşünmeniz bizi çileden çıkartır!



10-    Başkalarının yanında bizimle dikkatli konuşun


Bir kere her şeyden önce başkalarının yanında bizimle asla kavga etmeyin. Bizi küçük düşürmeyin, üzerimizden şakalar yapmayın! Kibar olun! Aynı şekilde aşırı sululuğa da gerek yok. İnsanlar sizinle olan ilişkimizin detaylarını bilmek zorunda değil. Kavga ediyorsak bu da bizim aramızda kalmalı. Siz başkalarının yanında bize saygı duymazsanız onlar da duymaz. Unutmayın!


http://www.posta.com.tr/kadinlar-ne-ister-bir-kadinin-sizden-bekledigi-10-sey-sabanur-kirac-yazisi-255118

Cumartesi, Kasım 12, 2016

Cumartesi, Kasım 12, 2016 Posted by kırmızı kirmizi No comments Posted in , , , ,

Aldatan erkekleri ele veren 19 hareket

Aldatan erkekleri ele veren 19 hareket

Evinizin odalarının kapısı birden kapanmaya başladıysa ya da sevgilinizin mesaj kutusu hep boş oluyorsa üzgünüz, aldatılıyorsunuz.

Ömür boyunca birine sadık kalmak (ya da en azından bir ilişkide bulundukları süre zarfında sadık kalmak) bazı erkekler için oldukça zorlayıcı bir durum olabiliyor. Genellikle aldatan erkeklere ''Neden aldattınız?'' diye sorulduğunda alınan cevap, ya ''Bir ömür aynı kadınla geçmez'' ya da ''Bana ve ihtiyaçlarıma karşı çok ilgisizdi'' oluyor.

Siz de sevgilinizde veya eşinizde birden meydana gelen değişimler ve yakaladığınız birkaç ipucu yüzünden aldatıldığınızı düşünüyor ama bir türlü emin olamıyorsanız, bu 19 madde ile kafanızdaki sorunlara çözüm bulabilirsiniz.

- Ona daha şefkatli yaklaşmanız için sadece sizin yanınızda depresif bir tavır takınabilir.

- Sizinle çeşitli bahanelerle daha az konuşmaya ve zaman geçirmeye başlar. Bu sayede daha az- açık vereceğini düşünür.

- Uykusunda sık sık kabus görebilir. Bir çok geceyi bu nedenle uykusuz geçirebilir.

- Müzik, sinema gibi alanlarda zevkleri değişebilir. Daha önce nefret ettiği türleri beğenerek takip edebilir. Bu seçimlerden yeni ilişkisinin zevkleri hakkında fikir verir.

- Kendisini birden çok beğenmeye başlayabilir. Zamanını eskiye göre daha çok ayna karşısında geçirir.

- Sizi ya da ilişkinizi başkalarıyla kıyaslayabilir. Bu artık sizin tek olmadığınızı düşündüğünü gösterir.

- Eve geç gelmeye başlar. Evdeki sorumluluklarını ya da eskiden düzen konusunda önem verdiği konuları atlayabilir.

- 'Seni seviyorum' demeyi bırakır.

- Sizin ona yaptığınız sürprizler karşısında eskisi gibi coşkuyla tepki vermez. Bu içinde suçluluk duygusundan kaynaklanır.

- Telefonunda arama listesi ve mesaj kutusunu sürekli boş tutmak gibi önlemler alabilir.

- Saçınızı okşamak gibi şefkat gösterilerini bırakır.

- İlişkinizin geleceği hakkında evlilik, ev alma gibi planlar hakkında konuşmamaya başlar.

- Aranıza yatak odanızda da mesafe koyar ve bunun için bahaneler sıralar.

- Yaptığı şakalar sizi güldürmekten çok kırmaya başlayabilir, eski hoş sohbet tavrı kalmaz.

- Çiftlerin yapışık ikizler olmadığını öne sürerek kendi özel sınırlarını korumak adı altında sizden uzaklaşır.

- Rüyasında başka isimler sayıklayabilir.

- Sizin artık kendisiyle ilgili sorular sormanıza tahammülü kalmaz. Neredesin sorusu onu bir anda sinirlendirmeye yeterli olur.

- Sabah uyandığında kimin yanında olduğunu anlamak için bir süre etrafına bakar.

- Ev içinde kapıları kapalı tutmaya başlar. Özellikle bilgisayar başındayken rahatsız edilmek istemez.
Kaynak: Kadinvekadin.net

Cuma, Kasım 11, 2016

Kulağıma hoş gelen herşeyi...

Kulağıma hoş gelen herşeyi...
"kulağıma hoş gelen her şarkıyı dinlerim" bu tür dinleyiciler gerçekten her şeyi dinleyebilirler ...Müzik listesinde her ana uygun şarkı bulunabilir , onlardan korkmak gerekir çünkü listesinde İsmail YK'dan sonra Metallica bundan sonra ise Serdar Ortaç'a rastlanabilir...

Hit dinleyici ...

Hit dinleyici ...
Bu tür de fevri hareketlere sahiptir ve atasözleri şudur "Türkçe şarkıları severim evet ama yabancı daha iyi bence hit olmalı dinlediğim şey geçici olmamalı türkçe hitler çok banal". Buna rağmen şarkı listelerinde Demet Akalın - Türkan , Mustafa Ceceli - Sevgilim eksik olmaz ne melazım lazım olur ...

Klasikçiler...

Klasikçiler...
Bu tür , karakteri oturmuş türler arasındadır . Müzik türü dışında enstrüman aşkları bariz bellidir , tek istedikleri huzurdur ve pek tabi Mozart eşliğinde uyumak.

Çiçek çocuklar , Hippiler...

Çiçek çocuklar , Hippiler...
Doğa , cinselik ,uyuşturucu ve müzik dışında pek fazla isteği olmayan bu tür kendi hallerinde kendi müziklerini yaparlar Mama's and Papa's eşiliğinde eğlencelerine bakarlar , Jimi Hendrix ile uyuşup Bob Marley ile düşünürler ... ki ne kadar mümkünse ...

Rockergirl olanlar ...

Rockergirl olanlar ...
Sosyal ağlar'da bu ara çokca rastladığımız rock müzik aşıkları örn. "RAKÇI KIZ" , "HZ.RAKÇI" , "METALCİHATUN" vb. eskiden tripkolik dileyen bu tür şimdilerde rock müzik aşığı olarak önümüze çıkıyor ... ve eğer onların sevdiği müziği sevmezseniz küserler ... Axl Rose ve Kurt Cobain'ı sıkça birbirine karıştırılar Kurt resmi paylaşıp açıklamalar "Axl <3" yazmalarından tanıyabilirsiniz :'((

Eskiciler ...

Eskiciler ...
Bu tür , müzik açısından nihilistliği( Kendi hallerindedirler içerler, içerler , içerler ) temsil ediyor denilebilir . Hiç bir şeye karışmazlar eski olan her şeyi severler daima mutsuzdurlar , saygı duyana saygı duyar duymayanı canından bezdirirler .

https://onedio.com/haber/muzik-secimlerine-gore-insan-turleri-214357

Perşembe, Kasım 03, 2016


Yapılan bir araştırmada “Günümüzde bireyin aldığı görevlerde başarılı olabilmesi için tek bir beceriden çok, farklı beceriler gerektirmektedir. Özellikle gençler iş dünyasına yeteri kadar hazırlıklı gelmemekte ve Kariyer Becerileri, Teknoloji Becerileri ile Sorunları Çözme ve Yenilikçilik konusunda ciddi sıkıntılar yaşamaktalar” görüşüne yer verildi.
Araştırmada ’Sanayi toplumundan da bilgi toplumuna geçişi gerçekleştiren insanlık, yeni bir dönemin eşiğinde’ vurgusu yapılırken, “Hayat boyu öğrenme ve öğrenmeyi öğrenmiş, bilgiyi hayatın her alanında etkili olarak kullanabilen, kullandığı bilgilerden de yeni bilgiler üretip ortaya koyduğu buluş ve icatlarını insanlığın hizmetine sunabilen; özgüveni olan, inisiyatif sahibi, eleştirel düşünme ve sorun çözme istek ve iradesi olan, küresel duyarlılığı yüksek, birlikte yaşama arzusu olan bireyler iş dünyasında başarılı olabilecektir” denildi.
Dergide, iş dünyasında başarılı olmak için gerekenler şu başlıklar altında toplandı.
Esneklik ve Uyum Yeteneği
Yüklenmek zorunda kaldığımız sorumlulukları hakkıyla yerine getirmek için, sürekli olarak kendimizi yeniden gözden geçirme ve yeniden oluşturmak zorundayız. Belirsizlikleri tolere edebilme ve hızlı değişim münasebetiyle önceliklerin değişmesi de, bu beceriyi gerekli kılar. Esnek olmak, her kalıba girerek yozlaşmak değil, katılaşmış olan işe yaramayan kalıplarımızdan ve alışkanlıklarımızdan kurtulmak ve işe yarar kalıpların öğrenilmesi demektir. Bu durum bize hayat boyu öğrenmeyi zorunlu kılmaktadır.
İnisiyatif Alma ve Kendini Yönlendirme
Bireyin kendisinin farkında olması, ihtiyaçlarını belirleyebilmesi ve bunları gidermek için harekete geçmesi, önemli bir farklılık oluşturacaktır. Böyle bir birey, gözetime gerek kalmaksızın önceliklerini belirleyebilen ve onları gerçekleştirebilen bireydir. Yöneticilerin en çok şikayet ettikleri konulardan biri sanırım çalışanların “el arabası” özelliği göstermeleri, yani başka birisi olmadan işe yaramamalarıdır.
Sosyal ve Kültürlerarası İletişim
Küreselleşme ve dünyaya açılma farklı dil, kültür, inanç ve ırka mensup bireylerle karşılaşma ve hatta birlikte çalışmayı da beraberinde getiriyor. Bu farklılıkları bir çatışma aracı olarak görmeyip, hatta farklı bakış açılarını bir zenginlik olarak değerlendirmek, yaptığımız işi daha iyi yapmamızı sağlayacaktır.
Profesyonellik ve İş Ahlâkı
Profesyonellik, kısaca yaptığımızın işin hakkını vererek yapmayı ifade eder. Diğer bir deyişle, bireyin sahip olduğu yetkinlikleri en iyi kullanarak işini en iyi yapma olarak tanımlanabilir. Profesyonellik, aynı zamanda kişisel çıkarlar yerine toplumun faydasına olacak şekilde davranmaktır.
Eleştirel Düşünce ve Sorun Çözme
Sorun çözmeyi bir gelişme ve öğrenme vesilesi olarak kabul etmek önemlidir. Hayatta karşılaştığımız karar verme durumlarının doğru kavranılması, gelişmelerin arkasındaki eğilimlerin anlaşılması, hayatımızı etkileyen sistemler arasındaki ilişkilerin farkına varılması, bunlarla ilgili bilgilerin toplanılması, analiz edilmesi ve kavramsal olarak bir model hâline getirilmesi ve bu modeli uygulayarak sonuca ulaşılması, sahip olunması gereken kritik becerilerdir.
Yenilikçilik
Yenilikçiliğin özünde bireyin statükoya teslim olmayıp, zihinsel kalıpları kırarak, önyargılardan kurtularak bütün konulara yeni bir gözle bakabilmesi yatmaktadır. Karşılaşılan konulara karşı sürekli farklı bir gözle bakabilmek ve kolay cevapların ötesine geçerek katma değer üretmeye çalışmak bireyler arasındaki farklılığı oluşturacaktır. Yenilikçilik aynı zamanda hata yapma riskini göze almak ve hata yapılmışsa bundan ders çıkararak yeniden denemeye devam edebilmektir.
İletişim ve İşbirliği
Küreselleşme ile birlikte ortaya çıkan küresel duyarlılığın en olumlu etkilerinden birisi, dünya üzerinde hepimizin birbirimize bir şekilde bağlı olduğumuz gerçeğidir. Yüksek duygusal zekâya sahip çalışanların var olduğu kurumlarda, ilişkilerin ve iletişimin daha etkin hâle getirilebildiği, takım ruhunun oluşturularak performansın artırılabildiği, daha mutlu ve huzurlu bir çalışma ortamının oluşturulabildiği ve bunların sonucunda da kazanç elde edilebildiği görülmektedir.
İşbirliği ve iş paylaşımı ortak amaçlar için başkaları ile birlikte çalışmayı gerektirir. Birlikte çalışabilme becerileri, diğerlerine saygıyı, güven duymayı, onların duygularını anlamayı, etkili dinlemeyi, kendimizi doğru ifade edebilmeyi, şeffaf olmayı, karşımızdakine karşı hesap verebilmeyi, iş üzerinde paylaşılmış sorumluluk üstlenmeyi içerir.
Bilgi Okuryazarlığı
Bilgi okuryazarlığı, bireyin ihtiyaç duyduğu bilgi ihtiyacını tanımlama, ihtiyaç duyulan bilgiyi bulma, değerlendirme, etkin şekilde kullanma ve iletme becerisidir. Bilgi okuryazarlığı olmayan bireyler bağımsız öğrenmeyi gerçekleştiremezler ve dolayısıyla hayat boyu öğrenmeyi gerçekleştiremezler. Bağımsız öğrenme, bireyin öğrendiklerini güncellemesini, öğrenme ihtiyaçları için kendi kendini harekete geçirebilmesini ve öğrenme sürecini yönetebilmesini kapsar.
Medya Okuryazarlığı
Bireylerin genelde bilgi edinmede ve gelişmelerden haberdar olmada medyanın önemi büyüktür. Medya okuryazarlığı, medyada yer alan mesajların nasıl ve hangi maksatla kurgulandığını, medyanın içinde yaşadığımız toplumu ve çeşitli grupları nasıl ve neden belli yönleriyle yansıttığının farkında olmayı ifade eder. Varolan gerçeklik ve medyada sunulan gerçeklik arasındaki fark, hepimizi ürkütecek boyutlardadır. Bu fark, mesajları bireylerin farklı yorumlamalarından kaynaklanabildiği gibi değerlerin farklılığından da kaynaklanabilir.
Bilgi Teknolojilerine Yatkınlık
Bilgi toplumunda işlevsel bir rol üstlenebilmek için bilgiye erişim, bilgiyi yönetme ve paylaşmada dijital teknolojiyi, iletişim araçlarını veya ağlarını etkili bir biçimde kullanmak önemlidir.
Kaynak: http://Platin Dergisi