Perşembe, Nisan 05, 2012

Bugün öyle bir yazı yazmak istiyorum ki, sadece beni anlatsın!!! İçinde benden başka hiçbir varlığı ya da nesneyi barındırmasın. Çoğul ekleri, kimileri, bazıları, falanlar, filânlar olmadan bir yazı yazmak istiyorum. Sadece benim olduğum ve hissettiğim duyguları barındırsın. Kolay mı dersiniz sizce böyle bir yazı yazmak yoksa zor mu?

Cevap veriyorum;
Perşembe, Nisan 05, 2012 Posted by kırmızı kirmizi 1 comment Posted in , ,
Topluluklar halinde yaşıyoruz. Büyük işyerlerinde çalışıyor, gösterilere gidiyor, toplu taşıma araçlarında seyahat ediyoruz. Ortak eğlencelerimiz, meraklarımız var.
Her ne kadar birlikte yaşıyor gibi görünsek de her birimizin etrafında yüksek yüksek duvarlar, kendimize ait dünyalarımız. Korunma içgüdüsü, biriktirilmiş korkular, görünmeme dürtüsü, zarar görmeyeyim tuğlalarından örülü devasa duvarlar. Şehirleşme dediğimiz yabancılaşma sürecinin ne olduğunun ipuçlarını yaşam alanlarımıza bakarak bulabilirsiniz. Büyük bloklarda yaşıyoruz. İşe gidip geliyor, hergün aynı rutini yaşıyoruz. Tam bir Metropolis (Fritz Lang,1927) senaryosu. Çoğu zaman yan komşumuzun bile adını bilmeden, sadece soğuk bir sabah günaydını ile kurulu derme çatma ilişkilerimiz var. Asansörlerde özel alanların dar bir alanda çakışması sonucu ne kadar rahatsız olup herkesin ya havaya ya da yere yönelen bakışlarını bir gözleyin.