Burada Benim Borum Öter (Başladım Tekrar Yazmaya)


Uzun zaman oldu yazmayalı. Hatta artık hatırlamıyorum en son ne yazdım, ne kadar zaman önce yazdım. Belki de edebi hitabetim bile zayıflamış olabilir bilemiyorum, saçma sapan cümleler kurarsam bu sebeple beni affedin.

Çok enteresan huylarım var maalesef. Kırılganlığım hayatımda devrimler açıyor ve yön veriyor. Her yeni gün farklı rotalara yönelmemi sağlıyor. İşte bu sebepten ötürü kalemi uzun zamandır elimden bırakmış olmalıyım. Dağ dağa küsmüs dağın haberi olmamış komik!

Halbuki insan sevdiklerinden vazgeçmemeli öyle değil mi? İster bir işlev, ister bir olgu, ister bir canlı...

Biz vazgeçmeye alıştıkça hayatta bizden vazgeçiyor aslında. Sevdiklerimizden vazgeçiyoruz yani hayatı ıskalıyoruz.

Hayatımda hiç geriye dönüp bakmadım ve hiç neden böyle oldu sorusunu kendime sormadım. Sorularımın cevapları belliydi ve ben biliyordum. Pişmanlık nedir bu sebeple bilmiyorum. Hatalarımla yüzleşmeyi öğrendiğim için olsa gerek. İnsan sevdiği şeyleri kazanmak için tekrar çabalamalı benim tekrar yazmaya başlamam gibi mesela...

Konu başlığında da olduğu gibi burada benim borum öter ve artık kalem bende...

Günün sorusu:
Geçmişle yaşamak ne kadar doğru?

Sizden gelenler ve yeni konular ile haftalık kendi bloğumda yazıyor olacağım. Sizleri de burada görmek güzel olacak diye düşünüyorum. 


Bir de unutmadan ilginç bir format uygulamak istiyorum. Yazılarım da katılımcılara yer vereceğim. Değişik fikirler, katkı, münazara, iyi polis kötü polis muhabbeti...



Günün sorusu:

Geçmişle yaşamak ne kadar doğru?


Bakalım nasıl cevherler çıkacak aramızda












0 yorum :

Yorumunuz için teşekkür ederim