ZAR




İLLÜSTRASYON: M.K PERKER

ZAR





Y
alnızlık… Bir aşkın yazarıyım ben. Bir sitemin, bir yok oluşun…
Dün evime bir şeyler almak için bir elektronik mağazasına gittim. Baya bir bakındım, alacağım şeyin en iyisini bulabilmek için. Fakat sonunda ellerinde olan en iyi ürünü almak zorunda kaldım. Çünkü verdiğim zahmet en üst sıralardaydı satıcıya ve gönlüm razı gelmedi, o kadar uğraştırıp “Peki… İyi günler” diyerek mağazadan çıkıp gitmeye. Ödeme kasasına yöneldiğimizde bir anda etrafımda üç-beş kişiden oluşan bir çoğunluk meydana geldi. Konuşmaya başladım hal hatırımı soran insanlarla. “e, efendim sizde mi? Benim komşum da bunun bir alt modelini almıştı, fakat bozuldu. E,Nede olsa kul yapısı efendim…”  sesleri sağlı sollu çarpıyordu mağazanın yüksek tavanın spot lambalarına, oda neydi öyle tavanda ki? Örümcek miydi, yoksa bir leke mi? O kadar yüksek ki tavan, göremiyorum zağar. Ne hoş ki gözlerimde pekiyi görmez aslında. Ne o örümcekle nede insanların çığırtkan benlikleriyle uğraşacak halim yok o gün bende ve kasiyere rica ettim biraz daha acele etmesi için. Sıcaktı ve acıkmıştım çünkü. Bir an önce atmak istiyorum kendimi, sağlı sollu tokatlar gibi bedenimi sıyıran rüzgâra… Nitekim de kasiyer beni kırmadı ve hareketlerini hızlandırdı. Ve o sırada “Sen hala aynı yerde mi çalışıyorsun?” sorusunu yöneltti. İnsanların bu denli yakın görmesi beni kendilerine; her ne kadar alışverişten alışverişe görüşsek de, beni mutlu ediyor. Çünkü insanların olgularına değer veren insanlarla bir arada yaşamak benim için çok büyük bir değer. Kadir kıymet bilen bir ortamdayım bunu anladım. “hı hı evet...” diyerek bozuntuya vermedim,  ama beni bir başkasıyla karıştırıyor büyük olasılıkla…

Toplumumuzda insanlar çok meraklılar birilerinin arkasından konuşmaya, onları çekiştirmeye ya da özel hayatlarına müdahale etmeye. Yalnız olmak aslında kelime anlamının dışında bir nitelik taşıyor. Yalnız olmak benim görüşümde, her şeye sahip olmaktır. Her dilediğinin, arzuladığının olmasıdır yalnızlık. Doğunun boş verişine bakışıdır batının umarsızca, yalnızlık. Eşini aldatmaktır yalnızlık. Arkasından konuşmaktır yalnızlık. Özenmektir yalnızlık.  Unutulmuş yarınlardır yalnızlık…
Hayat da her şeye sahip olup, bir şeyin eksikliğini hissettiğinizde nasılda yıkılırsınız. Nasılda hayal kırıklığı, burukluk olur içinizde. İşte budur asıl olan yalnızlık. “Benim tek aslım, yalnız bir kul olmaktır” başka hiçbir çabam olmadı hayatımda… Çünkü yalnız insan kendine bir şeyler katandır. Açtır çünkü. Muhtaçtır bir şeylere. Onu elde edebilmek için çok uğraşır, amacı uğruna son kulvardan kalkar atağa. Düşeş gelirse tavlada, üstünlük kurarsın arkadaşına. Cihar gelirse hayat da, yalnızlığının kıymetini anlarsın, bu fani dünyada…





0 yorum :

Yorumunuz için teşekkür ederim