Pazar, Ağustos 12, 2012

Pazar, Ağustos 12, 2012 Posted by kırmızı kirmizi No comments Posted in , , , , ,
Posted by kırmızı kirmizi on Pazar, Ağustos 12, 2012 with No comments | Categories: , , , , ,
İLLÜSTRASYON: UĞUR KÖSE
“Aptallar, eski olayları hatırlamayı bir bilim sanarlar” der Planche. Ne kadar güzel
demiş. Eskiyi hatırlamak insana acı verir çünkü... mutlu bir anıda olsa, mutsuzda. Çünkü
eskiye özlem duyarız hatırladığımızda. İçimizde bir burukluk olur. Buda can yakar...

Bazen eskiye dair bir şeyler hatırlıyorum. Size karşı dürüst olacağım. Eskiye dair
hatırladığım en yalın şey; yaktığım, ah aldığım canlar. Mutlu muyum diye sorarsanız, hayır
cevabını veririm çünkü, yaptığım hataların bedelini ödüyorum hayatta. Ama yine olsa yine
yapardım. Çünkü benim hazine kaynağım bunlar. Yaşamasam hayatta bunları neyden ders
alabilirim? Neyi yazabilirim ki?
Hayat tamamıyla bir ders. Tamamıyla bir nankör kedi. Ama eskiler... eskiler gerçekten çok güzeldi. Yetiştiğim yeri düşünüyorum da, ben çocukken ne kadar da güzeldi. Ben hiç bir zaman kırsal çocuğu olmadım. Hep şehir çocuğuydum. Ama buna rağmen yeşiller içinde büyümek, top koşturmak çimenlerde; Çingenesiyle, Kürt'üyle aynı takımda olmak... ne kadar da durgun, güzel bir hayatımız varmış o günlerde. Hepimiz masumduk ne de olsa...

Sonrasında oldu ne olduysa zaten insanoğluna. Büyümeye başladık hepimiz. Can yaktık, kalp kırdık, ah aldık. Tuttu kimilerinin bedduaları... kim olduğunu da biliyorum üstelik. Can yakmak anlık tatmin veriyor sadece, fakat uzun vadede düşündüğünde kaybettiğin insanların farkına vardırıyor. Yine olsa yapar mıyım aynısını? 

Evet... Çünkü ben uslanmaz bir çocuğum ve daha yazacak çok şeyim olmalı hayatta...




0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederim