Pazar, Ağustos 12, 2012

Pazar, Ağustos 12, 2012 Posted by kırmızı kirmizi No comments Posted in , , , , , , ,
Posted by kırmızı kirmizi on Pazar, Ağustos 12, 2012 with No comments | Categories: , , , , , , ,
Kademe kademedir hayat. Her basamakta farklı özellikler, farklı zevkler ve farklı bakış açılarını barındırır içinde. En önemlisi de farklı acı ve mutlulukları!

Hayat; içinde bulunduğun ve nefes aldığın kadar küçük olmamakla birlikte, nefes aldığını gördüğünle de anlamlıdır. Düşündüğün kadar, düşünüldüğündür ve gördüğün kadar, görülebildiğindir! Sevdiğin kadar, sevilebildiğindir! Kabul ettiğin kadar, kabul edildiğin ve çektiğin kadar, çekilebildiğindir! En önemlisi de affedebildiğin kadar, affedildiğindir!

Yaşanılan her şey insana, yeni kabul edinişler ya da isteksizlikler yükler. Olağanlık ise ne acı bir değişimdir insan için. Duygu yitimidir!

Kabul etmek, yaşanları benimsemek; insanın kendisine yaptığı en büyük haksızlıktır ki, eğer farkında ise daha büyük bir kaybediştir.

Birde affettiğini ya da affedildiğini sanmak!

Hatasız ne kul, ne de yapım vardır! Dört dörtlük yaşam da olmayı versin zaten! Hatalar üzerine pişmanlıklarımızın yüzünden affedilmeyi bekleriz ya da karşı tarafı affetmek isteriz. Hatanın derecesi burada konu değil ama iç dünyanızda ne denli affedebildiğiniz çok önemli!

Asıl konumuz ne derece affedebildiğimiz, affedebiliyor muyuz ya da affetmiş gibi görünüp içimizde birikerek oluşturduğumuz toprak yığınlarının oluşturduğu dağlar.

Affettiğimizi sanmak!

Haksızlığa uğradığımızda, büyük bir yara açılır iç dünyamızda ama yine de karşımızdaki insana olan sevgi ölçümüzde, bazen affetmek isteriz kaybetmemek adına! Gerçekten pişman olup olmadığını bilmeyiz. Öyle zannederiz ya da gerçekten öyledir!

Ama çoğu zaman içten içe kemiren, hazmedilemeyen karmaşık iç dünyamız, sözde affettiğimiz insana yapmaya başladığımız zulümlere sahne olur. Sözde aftan sonra, kontrol bizi, biz olmaktan çıkarır ve farklı bir kişiliğe bürünmemizi sağlar. Hiç olmadığımız, hiç istemediğimiz ve benimsemediğimiz bir biz olmuşuzdur ki, bu durum aslında en vahimidir!

Affettiğimizi düşündüğümüz ve affedildiğini düşünen insan için asıl işkence bu zaman başlar. Kısa zamanda hazmedilemezse eğer, iki taraf için geçerli olan kin ve saplantı olayları yoldan çıkmasına sebep verir. Böylece affettiğinizde önemsizdir, affedildiğinizde!

Sonuç olarak, hazmedilmeyen af yersizdir. Sadece iki taraf için mutsuzluk yaratır.

İçimizdeki kindar duygulardan kurtulmak dileğiyle…

KIRMIZI





0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederim