Sigortanızı Henüz Yaptırmadınız mı?




Adresi Olmayan Mektuplar


Etrafa dağılmış yüzlerce hatıra… Her biri şehrin farklı bir köşesinde... Zamana inat, çok yeniler üstelik. Dokunduğunda yakacak kadar, anımsadığımda yüreğimi yerinden sökecek kadar gerçek her biri. Ben ne zaman özlesem seni, ne zaman içime sığmayan yangının taşsa sokaklara, senden bir iz barındıran yerlerde buluyorum kendimi. Seni her özlediğimde anlıyorum ki, bunun dışında geçen bir zaman dilimim yok. Anlıyorum ki ne zaman nefes alsam, daha vermeden o nefesi, seni özlüyorum ölesiye.
Dokunduğum her kadında senin sıcaklığını aradım yıllarca. Gözlerimi kapattım ne zaman sevişsem biriyle. Kokunu aradım yabancı tenlerde ama yoktu kokun hiçbirinde. Zehirdi kokunu hissetmeden soluduğum her nefes. Her günün şafağında aynı şiiri okudum tozlu aynalara bakarak, eskimeyen ve hiç eskimeyecek bir yemin gibi…



Sen kaçan ürkek bir ceylansın dağda
Ben peşine düşmüş bir canavarım.
İstersen dünyayı çağır imdada
Yeryüzünde bir sen, birde ben varım.


Seni korkutacak geçtiğin yollar
Arkandan gelecek ayak seslerim
Sarıp vücudunu hayali kollar
Enseni yakacak ateş nefesim


Kimsesiz odanda kış geceleri
İçin ürperdiği zaman beni an
Deki odur sarsan pencereleri;
Deki rüzgar değil odur haykıran


Göğsümden havaya kattığım zehir
Solduracak bir gül gibi ömrünü
Kaçıp dolaşsan da sen şehir şehir
Bana kalacaksın yine son günü


Sevgim gibi sonsuz yaşarsan sen de
Ben ölümle sırdaş olur beklerim
Sevgime toprağı rakip etsen de
Mezarında bir taş olur beklerim



Ölüm vazgeçmekti. Ölüm sevgini ve özlemini hissetmeden geçecek tek bir saniyeydi ve ben ölmedim melek. Sana olan sevgimle sardım kanayan yaralarımı. Özlemimi örtüp her gece üzerime, ölümüne titreyerek uyudum. Gün her sabaha vardığında önceki günden daha çok özlemiş ve daha çok seviyor olarak uyandım. Dualar ettim Tanrıya her sabah, bu günde seni sevecek kadar beni yaşattığı için. İsyanlarım hep yokluğuna olsa da, hep oldun sen, hep vardın. Hiç ayırmadım seni kalbimden, sımsıkı tuttum gitmeyesin diye. Yüzümde ne zaman bir tebessüm olsa, sen oluyorsun sebebi. Seni düşünüyorumdur o an kesin. Melek yüzünü, gece karası saçlarını, hayat bahşeden gözlerini… Ne zaman bir ölünün soğuk yüzü düşse yüzümün üzerine, kan ağlıyordur içim. Seni benden alan ne varsa, lanetler okuyorumdur o an. Anlayacağın melek, yaşıyorsam sensin sebebi. Ayaktaysam ve yıkılmadıysam hala, içimdeki sevginin büyüklüğüdür sebebi. Unuttun mu diye soranlara ise acıyarak bakıyorum hala. Uğruna her şeyini feda edebileceği, ömrünü tereddüt etmeden yoluna heba edebileceği bir sevgiyi nasıl unutur insan? Nasıl unutur nefes almayı?

Takvim yaprakları acımasızca dökülüp giderken, bir kez daha geldik işte melek senin dünyaya geldiğin o günün yıldönümüne. Tanrının benim için bu dünyaya gönderdiği en kutsal varlığın gözlerini hayata açışının gününe. Geçen yıl bütün gece, gün sabaha varana kadar Maltepe Sahilinde beklemiştim. Güneş ilk ışıklarını denizin üzerine düşürdüğünde, doğan güneşe tebessüm edip, içimden fısıldayarak kutlamıştım doğum gününü. Sahildeki taşlara düşen damlalardan başka verecek hediye bulamamıştım. İlk yağmurun sularıyla yıkanıp denize karışmıştır o damlalar belki. Sonra bir bulut olup yükselmiştir göğe ve oradan da yine bir yağmur damlasıyla inmiştir dokunmaya doyamadığım saçlarına. Sen hissetmemişsindir belki ama bil ki o damla düştüğünde kanatlanmıştır benim kalbim. Nasıl her rüzgarlı havada kendimi sokaklara atıp, o rüzgarın bir yerlerde sana dokunup gelmiş olmasını dileyerek sarıldıysam tüm esintilere, nasıl güneşe aşkla baktıysam o anda senin tenine dokunuyor diye, öyle hissetmişimdir işte melek o anda da.

Dün akşamdan gittim Ağva’ya. Sahilde oturdum sabaha kadar bir başıma. Soğuk bir kış akşamından arta kalan ve etrafa saçılmış anılara baktım gecenin karanlığında. Yüreğimizin götürdüğü yerin nihayetine baktım. Ben vardım, deniz vardı, kumlar vardı, gece vardı ama sen yoktun. En önemli parça eksikti yaşanılan zamandan. Biliyordum bundan sonra nerede ve ne zaman tüm parçaları bir araya toplasam, o en değerli parça eksik olacaktı. Bir başkasının olmayı seçtiğinden beri yarımdı zaten her şey. Benim bir yarımı alıp gittiğinden beri sen hep birden fazlaydın, bense bir bütünü asla oluşturamayacak kadar yarım yamalak. Gittiğin gün durdurdum ben saatleri, bir daha asla çalışmamak üzere. Akrep öldü, yelkovan yenik düştü zamanın karşısında. Bir ben yılmadan sevdim seni. Bir ben seveceğim seni ölüm kapımızı çalana kadar. Yüzünü unutmaktan korktuğum zamanlar olmadı hiç. Ne zaman, nereye baksam yüzün vardı çünkü baktığım her yerde. Bu sabah gün doğarken de, uykulu gözlerle seni gördüm şafağın aydınlığında. Yüzüme düşerken güneşin ilk ışıkları, yüzüne dokundum boşluğa uzatarak ellerimi. Sonra kumlara adını yazdım. Adımı, adının yanına yazdım sonra ağlayarak. Bir daha asla bir araya gelemeyecek iki insanın yan yana yazılmış adlarına baktım içim yanarken. Kumda yazan adına dokundu parmaklarım. Ürperdim kumun soğukluğuyla, aklıma bir bıçak gibi saplandı yokluğun. Bir yandan hıçkırarak ağlarken yere diz çöküp, diğer yandan adını tekrarladım bilmem kaç bin kez. Adın dudaklarımın arasından her çıkışında daha bir ağırlaştı özlemin. Bütün deniz ayaklanıp üstüme yürüse, o an içimde büyüyen yangını söndüremezdi. Defalarca kutladım doğum gününü. Defalarca denize doğru haykırdım “Doğum günün kutlu olsun melek, doğum günün kutlu olsun hasretim” diye. Nasıl senden iz taşıyan her yere bir parçasını bıraktıysam kalbimin, bu sabahta orada bıraktım bir parçasını, belki bir gün yolun düşerse orada seni bensiz bırakmasın diye.

Doğum günün kutlu olsun melek. Bir başkasının olsan da, beni hafızandan tamamen silsen de, boy boy çocukların hatta torunların olsa bile, yaşam seni benden çok uzaklara sürüklese bile, yollar bizi bir daha asla bir noktada buluşturmasa bile, dizlerimde yürümeye derman ve gözlerimde görmeye fer kalmasa bile, bundan yüz yıl sonra bile olsa, eğer ben nefes alıp vermeye devam ediyorsam, her doğum gününde uzaktan da olsa kutlamaya devam edeceğim bu günü melek. Uzaklardan bir yerlerden seni düşünüp, seni sevip, seni özleyip, doğum gününü kutluyor olacağım. İyi ki varsın melek. Tanrıya şükürler olsun bir kez daha sana nice yıllara melek dediğim için. Doğum günün kutlu olsun özlemim…

8 yorum :

Yorumunuz için teşekkür ederim